zeynep

Durum: 31 - 1 - 0 - 0 - 30.03.2018 19:47

Puan: 306 -

4 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 2

dönüşüm

abartılmış balon kitaplardan bir tanesidir. ayrıca kafka'nın da aynı ölçüde overrated bir yazar olduğunu düşünmekteyim.

zinanın suç kapsamında sayılması

reis-i cumhur başkanı hazretlerinin verdiği müjdedir.
hamdolsun hükümetimiz, penislerin ve vajinaların birleşiminden doğan ahlaksızlığı önleyecek, yaşanabilir bir türkiye'yi bize miras bırakacaktır.

kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye/201802201032327559-akparti-mhp-ittifak-cumhur/

alt-üst soy bilgisi sorgulama

ermeni olduğumu öğrendiğim sorgulama.

amerikalı john vs türkiyeli can

john'un yalnızca ekonomik açıdan üstünlüğünü göstermiş karşılaştırmadır. bir de hak, hukuk, özgürlük gibi karşılaştırmalar var ki duymak istemezsiniz.

ilker başbuğ

survivor 2018

nihat doğan, ümit karan, hilmi cem, turabi gibi isimlerle yine yeni yeniden kabak tadı verdiren acun ılıcalı ürünü.

suriyelileri geri göndereceğiz

zeytin dalı harekatı

hakkında herkesin görüş bildirdiği, tüm türkiye'nin birer orta-doğu uzmanı kesildiği harekattır. yıllardır süren suriye iç savaşı, rusya'nın bölgedeki etkinliği, abd ve iran'ın çıkarları, ışıd, öso gibi onlarca detaylı incelenmesi gereken konu varken, "savaşa hayır!" ya da "girelim dağıtalım abi" gibi demagojik söylemlerin tamamı boş laftır.

evrimsel psikoloji

armady

doktor ya da doktor adayı olduğunu düşündüğüm yazar.

metafizik

nesnel bir karşılığı olmayan, pozitif bilimler aracılığı ile temas edilemeyen doğaüstü şey veya şeyler.

türk silahlı kuvvetleri

gelenekleri ve itibarı yerle bir edilmiş bir kurumdur. her ne kadar komplo teorilerinden nefret etsem de, ordumuzun "birileri" tarafından kasıtlı olarak içi boşaltılmıştır.

numan kurtulmuş

yüzyılın fırıldağıdır kendileri. has parti genel başkanlığı yaptığı sıralarda, adalet ve kalkınma partisini abd'nin vagonu olmakla suçlardı. şimdi ise malum.

bencillik

her ne kadar dünyanın en kötü davranışlarından biri olarak kabul edilse de, insanı meydana getiren milyonlarca hücrenin bencil birer pislik oldukları gerçeğini unutmamak gerekir. bununla birlikte evrim, tamamen bencillerin hayatta kalabildiği bir süreçtir. bu duruma yapılan eleştirilerin en meşhuru, hayatta kalabilmek için yardımlaşan canlılardır ancak, bu yardımlaşmanın temelinde canlının yine "bencilliği" yatmaktadır. dolayısıyla bencillik, yerden yere vurulan bir davranış biçimi olarak tanımlanmaktan ziyade, gerek bilimsel, gerekse felsefi açıdan araştırılmaya değer bir konudur. ne de olsa bugün dünyanınen güçlü devletleri, tamamen bireyci anlayışı temel alan yönetim şekilleri ile yönetilir. bu sistem çalışıyor görünüyor.

hacettepe sözlük tema değişimi

google chrome gizli sekmesinden ya da tarayıcı önbelleğini (geçmişini) sildiğinizde görülebilecek değişikliktir. yeni farketmiş olmamla birlikte oldukça güzel iyileştirmeler yapıldığını söyleyebilirim. arkaplan rengi göz kanatacak derecede beyazdı, şimdi ise duman rengi olmuş. diğer renk olan kırmızı da bordomsu olmuş. yazı boyutu da biraz büyütülmüş.

hemi sync

bir takım titreşim frekansları ile beynin manipüle edilmesine verilen isim. bu sayede epifiz bezinin uyarıldığını, dmt, lsd gibi maddelerin yarattığı trans etkisini yaşayanların olduğu iddia edilmekte. doğruluk payı olabileceği gibi placebo etkisi de olabilir. ancak placebo dahi olsa, bedava ve zararsız bir şekilde transa girmek paha biçilemez sanırım.

şuraya da deneyimlemeniz için bir tane bırakalım;
https://www.youtube.com/watch?v=66tq9xji0xA

not: kulaklıkla şart.

nebuch

felsefi konularda etkinlik gösteren, izlemesi oldukça keyifli bir youtuber. ancak bazı konularda bilimsel olarak hata yapması, bunu da "burası kişiseldir" diyerek geçiştirmesi pek hoş değil. tek eksiği diyebileceğim yanı da budur.

hacettepe tıp

hacettepe'nin amiral gemisi. bu ülkenin yaptığı en iyi işlerden biri.

postmodernizm

modernizm akımının ikinci dünya savaşı ve sonraki dönemlerde sıçışa geçmesi ile birlikte birden bire parlayan akım. katı modernizmin yerine sentezci bir altertanif sunar.

hikaye tamamlama

her zamanki akşamlardan bir tanesiydi yine. evin içerisideki sıkıcı sessizliğe aniden öksürük sesi eşlik ediverdi. leylek yuvasına dönmüş yatağından ayrılmak istemiyordu mert. dışarıda lodosun estiğini duyduğunda sevindi. sıcak rüzgarda denizin kıyısına gitmeyi çok sevdiğini anımsadı. yarım kalan asidi kaçmış birasından bir yudum alıp yavaşça ayağa kalktı. midesinin iyi durumda olmadığını bilmesine rağmen bir sigara daha yaktı. tüketilmiş tuzlu fıstıkların olduğu kabın içerisine elini daldırdı. her zaman yapardı bunu, tükettiği her şeyi bir anlıkta olsa yeniden elde etmeyi umardı. tükettiği tüm kadınlara yeniden dokunmak istiyordu bugün de. ancak onlar da tıpkı fıstıklar gibi tükenmişti. her bir hücresi itinayla yalanmış, fiziği temiz, ruhu çöplük kadınlar. bir çoğu beta erkekler peşinde koşmaya başlamış kadınlardı onlar şimdilerde. dolabının içerisinden temiz göründüğüne inandığı çoraplarını giydi. lodosta terleyeceğini düşünüp ceketini almamıştı.

on dakika sonra sahildeydi. denizin lodos ile dansını izliyordu yaktığı anda sönen sigarasıyla. arkasında saatin 00:00 olmasını bekleyen insanlar, önünde hiç acelesi olmayan kadın adı verilmiş tekneler. bir dakika! arkada ne oluyordu? yoksa bu gece yılbaşı mıydı? evin elektrikleri kesildiğinden beri zaman kavramı da yok olmuştu modern insanın. aniden kalabalığın içerisine doğru yürümeye başladı. amaçsızdı, ama onu oraya çeken bir şeyler vardı sanki. saat kulesine pür dikkat odaklanmış sarışın bir kadını kestirdi gözüne. tam karşısına geçti ve kadının saati görmesini engelliyordu. şaşıran kadın ne yapıyorsun demeye kalmadan, küçük bir öksürük ile konuşmaya başladı;
  • /
  • 2

görülmüş en saçma rüya

uykuya daldığım anda rüya başladı. çok uzun bir sıra var, ne sırası olduğunu bilmiyorum. insanlar ofluyor pofluyor, sağa sola bakıyorlar sıra bekliyorlar. ne ola ki dedim geçtim sıraya. etraf da bembeyaz, samanyolu dizileri gibi. neyse yavaş yavaş sıram geliyor, ben de diyorum "lan ne sırası bekledim acaba" diye. sırası gelenin adı okunuyor ve o kişi sıradan ayrılıyor. en son sıra bana geldi adım okundu, önümde bir tabela var. tabelayı okudum:

uyanabilirsiniz.

okur okumaz uyandım. uyanmak için bütün gece sıra bekledim.

görülmüş en saçma rüya

birkaç hafta önce gördüğüm rüya bunlardan bir tanesidir. rüyamda trabzon havalimanının üsten gören bir yerdeydim ama sırtım oraya dönük. birden bir ürperti hissediyorum ve aniden havalimanına dönüyorum. uçak iniş yapacakken burnu birden 90 dereceyle yere çakılıyor. gözlerime inanamıyorum tekrardan bakıyorum uçak tekrardan düşüyor ve bu böylece sürüp gidiyor. resmen buga girmiş gibi. düşüyor, gözümü açıp kapatıyorum tekrardan düşüyor. sonra bir ürpertiyle beraber uykuya dalıyorum.
sabah olunca hiç adetim olmamasına rağmen önce anneme sonra da gün içinde arkadaşıma anlatıyorum rüyayı, hayırdır inşallah diyerek kapatıyoruz olayı. akşamında arkadaşlarla toplanmışız oturuyoruz, gece yarısı civarında saat.
arkadaşlardan birisi televizyonu açın trabzon'da uçak düşmüş diyor.
açıyoruz hemen televizyonu önce habere sonra da uçağa bakıyoruz.
gördüğüm yerin tam simetrisinde duruyor uçak, burnu da aynı yerde.
arkadaş bana bakıyor ben arkadaşa, hayırdır inşallah diyerek kapatıyoruz olayı.

konjenital laktik asidoz

pirüvat dehidrogenez enzim kompleksinde bir bozukluk olduğunda ortaya çıkabilir. bu kompleks, glikoz'dan oluşan pirüvatı tersinmez olarak asetil coa'ya çevirir. böylece sitrik asit siklusu devam eder. eğer bu kompleksde bir bozukluk olursa pirüvat asetil coa'ya devam edemez ve laktat oluşturur, bu da laktik asidoza neden olur.

ısparta

kesici soğuğa sahip, bir acayip memleket. antalya'ya 2 saat uzaklıkta olmasına rağmen, aradaki dağ hem iklimi hem insan profilini bu kadar mı değiştirir? halk otobüslerinde her hafta düzenli bayılanlar olur. pembe şahin süren kızlar vardır. kendilerine asfalt mankenleri diyorlar. bir hat düşünün, bu yolun bir ucu şehir merkezi, diğer ucu üniversite. araya doğru bazı mahalleleşme girişimleri var ama oralara girdiğinizde tekrar şehir merkezine dönemeyip kaybolabilirsiniz, aman diyim.

çok sevdiğim bir hocamın konuyla ilgili fikrini belirteyim:

-ısparta'ya ilk geldiğimde kendi kendime diyordum ki; bu şehrin en güzel yanı antalya'ya dönüşüdür.

çok yaratıcı bir hocaydı gerçekten, eksik olmasın.

diş kaplama

kanal tedavisi görmüş ya da madde kaybı oluşmuş dişlere uygulanan tedavi yöntemi.

evet bu gidişle diş hekimi olacağım. *

efendim geçen gün kırılan dişimi diş kırılması başlığı altında söylemiştim.

bu dişin işi bırakmasıyla, diğer iki kanal tedavili dişlerime de şans tanımayarak üçüne kaplama yaptırmaya karar verdim ve biraz önce hekimden çıktım.

öncelikle kesme biçme işlemi başlamadan, içi macun gibi bir cisimle dolu olan metal zımbırtı ağzınıza sokulmak suretiyle tüm dişlerin ölçüsü alınıyor.
midesi hassas arkadaşlarda belki öğürme olabilir.

dişler kanal tedavili ise sinirleri alınmış olduğundan uyuşturulmuyor. ben tırsmıştım siz tırsmayın harbi bir şey hissetmiyorsunuz.

başlıyor diş hekimi dişi kesmeye, vız vız, cız cız... şantiye alanı ağız içi.
diş kesiminde ağrı acı gibi bir his yok, olabilecek yerlerde ise zaten hekimiz sizi uyarır. *

dişin diş etiyle birleştiği alanlarda yapılan kesme işleminde ise böyle çok tatlı kaşınmalar hissediyorsunuz ama acı yine yok.

böyle böyle kesim işleri bitince son bir ölçü daha alınıyor, kesilmiş ufacık dişlerinizle. minnacık, bebeklerin dişi yeni çıkmaya başlar ya aynen öyle.

bu ölçüler laboratuvara gidiyor size özel dişler yapılıyor. malzeme olarak seçimimi zirkonyumdan yana kullandım. hem hekimin önerisi hem de diş eti ve dişe daha kolay uyum sağladığı ve doğal diş görünümüne daha yakın olduğu için.

sözün özü abartılacak çok bir şey yokmuş, kişiden kişiye değişir mi bilmem ama ahım şahım acılar çektiğiniz bir işlem değil, ben çok kasıyorum kendimi dişçide siz kasmayın, kasmamaya çalışın.
olan olmuşsa zaten bir şey gelmiyor elden.

kesik dişlerle dolaşıyorum, kaplama dişler hazırlanıp takıldıktan sonra burayı tekrar düzenlerim.

dişinize iyi bakın, sağlıklı gülüşler!

kaplama sonrası düzenleme:
kesik dişlerle hayatınızı idame ettirmek biraz zor olsa da sayılı günler çabuk geçiyor dostlar. diş kesilmesi ve diş kaplaması arasındaki bir haftalık sürede üç kere diş hekimine gittim.
gittiğim ilk gün laboratuvardan gelen kaplama örnekleri dişime takılarak çeşitli kontroller yapıldı. bildiğin tak, ölç, çıkar. acı sızı bir şey yok. alınan ölçüm notları ile tekrar laboratuvara gönderildi kaplama dişler.
ikinci günse yine aynı şekilde denemeler yapılıyor ancak biraz daha kapsamlı.
ne bileyim diğer dişlere olan yakınlığı, karşısındaki dişe oturma yapısı falan.

gelelim üçüncü güne; artık her şey hazır dişler takılıp gidilecek sanıyorsanız yanılıyorsunuz çünkü laboratuvardan gelen kaplamalar artık tam hazır olsa da ağız ve diş yapınıza bağlı olarak diş hekiminin ellerinde küçük törpülere ihtiyaç duyuyor bu kaplamalar.
çiğneme provalarında birbirine sürtüyor mu sürtmüyor mu, ağzınızı sıktığınızda kapanmayan dişler gibi ihtimaller sıfıra indiriliyor.
her şey hazır olduktan sonra yapışkan bir malzeme ile bu kaplamalar dişinize monte ediliyor. 2 saat bir şey yeyip içmek yok ondan sonra sen sağ ben selamet.
ilk gün yabancı hissediyorsunuz bu arkadaşlara ama sonra alışıyorsunuz.
dişlerinizi ihmal etmeyin.

Toplam entry sayısı: 31

ayrılık acısı

bireye en çok tecrübe ve olgunluk kazandıran durum.
hiç ayrılık acısı tatmamış insan biraz eksik sanki be?

öğrenildiğinde insana ufuk katan şeyler

ay'ın dünyadan kopan parçalar ile oluşması, sonraları dünya ile arasında gerçekleşen çekim kuvvetlerinin dünya'yı geoit şekle sokması. dolayısıyla gezegenimizde mevsimlerin yaşanmasının sebebi ay olması.

black mirror

teknoloji ve ahlak felsefesi çekişmesinden mükemmel işler çıkaran dizi. ancak dizinin sıkça eleştirdiği "teknolojiye bağımlılık" hali ve black mirror'un başlaması için saat sayan manyakların varlığı ne büyük çelişki...

armady

doktor ya da doktor adayı olduğunu düşündüğüm yazar.

hacettepe tıp

hacettepe'nin amiral gemisi. bu ülkenin yaptığı en iyi işlerden biri.

hacettepe tıp

hacettepe'nin amiral gemisi. bu ülkenin yaptığı en iyi işlerden biri.

ayrılık acısı

bireye en çok tecrübe ve olgunluk kazandıran durum.
hiç ayrılık acısı tatmamış insan biraz eksik sanki be?

bencillik

her ne kadar dünyanın en kötü davranışlarından biri olarak kabul edilse de, insanı meydana getiren milyonlarca hücrenin bencil birer pislik oldukları gerçeğini unutmamak gerekir. bununla birlikte evrim, tamamen bencillerin hayatta kalabildiği bir süreçtir. bu duruma yapılan eleştirilerin en meşhuru, hayatta kalabilmek için yardımlaşan canlılardır ancak, bu yardımlaşmanın temelinde canlının yine "bencilliği" yatmaktadır. dolayısıyla bencillik, yerden yere vurulan bir davranış biçimi olarak tanımlanmaktan ziyade, gerek bilimsel, gerekse felsefi açıdan araştırılmaya değer bir konudur. ne de olsa bugün dünyanınen güçlü devletleri, tamamen bireyci anlayışı temel alan yönetim şekilleri ile yönetilir. bu sistem çalışıyor görünüyor.

hacettepe sözlük tema değişimi

google chrome gizli sekmesinden ya da tarayıcı önbelleğini (geçmişini) sildiğinizde görülebilecek değişikliktir. yeni farketmiş olmamla birlikte oldukça güzel iyileştirmeler yapıldığını söyleyebilirim. arkaplan rengi göz kanatacak derecede beyazdı, şimdi ise duman rengi olmuş. diğer renk olan kırmızı da bordomsu olmuş. yazı boyutu da biraz büyütülmüş.

öğrenildiğinde insana ufuk katan şeyler

ay'ın dünyadan kopan parçalar ile oluşması, sonraları dünya ile arasında gerçekleşen çekim kuvvetlerinin dünya'yı geoit şekle sokması. dolayısıyla gezegenimizde mevsimlerin yaşanmasının sebebi ay olması.

hikaye tamamlama

her zamanki akşamlardan bir tanesiydi yine. evin içerisideki sıkıcı sessizliğe aniden öksürük sesi eşlik ediverdi. leylek yuvasına dönmüş yatağından ayrılmak istemiyordu mert. dışarıda lodosun estiğini duyduğunda sevindi. sıcak rüzgarda denizin kıyısına gitmeyi çok sevdiğini anımsadı. yarım kalan asidi kaçmış birasından bir yudum alıp yavaşça ayağa kalktı. midesinin iyi durumda olmadığını bilmesine rağmen bir sigara daha yaktı. tüketilmiş tuzlu fıstıkların olduğu kabın içerisine elini daldırdı. her zaman yapardı bunu, tükettiği her şeyi bir anlıkta olsa yeniden elde etmeyi umardı. tükettiği tüm kadınlara yeniden dokunmak istiyordu bugün de. ancak onlar da tıpkı fıstıklar gibi tükenmişti. her bir hücresi itinayla yalanmış, fiziği temiz, ruhu çöplük kadınlar. bir çoğu beta erkekler peşinde koşmaya başlamış kadınlardı onlar şimdilerde. dolabının içerisinden temiz göründüğüne inandığı çoraplarını giydi. lodosta terleyeceğini düşünüp ceketini almamıştı.

on dakika sonra sahildeydi. denizin lodos ile dansını izliyordu yaktığı anda sönen sigarasıyla. arkasında saatin 00:00 olmasını bekleyen insanlar, önünde hiç acelesi olmayan kadın adı verilmiş tekneler. bir dakika! arkada ne oluyordu? yoksa bu gece yılbaşı mıydı? evin elektrikleri kesildiğinden beri zaman kavramı da yok olmuştu modern insanın. aniden kalabalığın içerisine doğru yürümeye başladı. amaçsızdı, ama onu oraya çeken bir şeyler vardı sanki. saat kulesine pür dikkat odaklanmış sarışın bir kadını kestirdi gözüne. tam karşısına geçti ve kadının saati görmesini engelliyordu. şaşıran kadın ne yapıyorsun demeye kalmadan, küçük bir öksürük ile konuşmaya başladı;

armady

doktor ya da doktor adayı olduğunu düşündüğüm yazar.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.