hazel

Durum: 67 - 0 - 0 - 0 - 23.04.2018 16:30

Puan: 501 -

5 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Hacettepe Üniversitesi
  • /
  • 4

gimsa

sözde ''müşteri velinimettir ve memnuniyeti önemlidir.'' mottosuna sahip ankara merkezli market zinciri.

ankara etimesgut gimsa'sına dün 19:30'da sırt çantalı olduğum gerekçesiyle alınmadım. çantanın benim el çantam olduğunu, içinde özel eşyalarım olduğunu, isterlerse açıp gösterebileceğimi söyledim ancak yine de beni içeri almayacaklarını söylediler. bu sırada girişin biraz önünde kitap reyonunun önünde kızıl kısa saçlı bir bayan benimle aynı model sırt çantasıyla birlikte duruyordu. güvenliğe bunu söylediğimde ''o beni bağlamaz ama sen geçemezsin'' cevabını aldım. bu sırada pek çok kadın kocaman çantalar, bebek arabalarına asılı sırt çantaları ile rahatlıkla geçiyordu. o sırada güvenliklerden birisi yanındaki güvenliğe ''küçücük boyuyla ne uğraştırdı'' dedi. bu sırada arkamdan çocuklu bir bayan alışveriş sepetiyle bana çarptı ve onda da sırt çantası vardı. o bayanı gösterdiğimde ise bu seferde ''onun çantası küçük ve kendisi çocuklu'' cevabını aldım. hanımefendiden çantalarımızı ölçmeyi rica ettim, sağ olsun kırmadı ve ölçtük. çantalarımız 28 cm genişliğinde boyu 35 cm boyunda ölçü olarak aynı, marka olarak farklı iki çantaydı. yine de beni içeri almadılar, hanımefendi rahatlıkla girdi. yaptıklarının haksızlık olduğunu, yıllardır onlardan alışveriş yapmama rağmen daha önce hiç böyle bir şey yaşamadığımı söyledim. bu seferde ''beğenmiyorsan alışveriş yapmazsın'' diyerek beni dışarı çıkarttılar.

ben genç bir kadınım. benim çocuğum olmuyor olabilir, çeşitli nedenlerden dolayı boyum uzamamış olabilir... bu şekilde böyle bir şeyin yüzüme vurulması son derece gaddar ve saygısızca bir tavır. gerek kısa olan boyum gerekse olmayan çocuğum yüzünden psikolojik şiddet, çifte standart ve ayrımcılığa maruz kaldım.

ego

aklıma 'biz senin egona ankara'da otobüs diye bineriz' sözünü getiren 'benlik' anlamına gelen yunanca kökenli sözcük.

küçük prens

7-11 yaş arası çocuklar için okunması önerilen * çocuk kitabı.

okunmasa da geçiyor hayat ama doğru zamanda okuduğunuzda içe işliyor-muş. ben yanlış zamanda okuyanlardanım.

dönüşüm

franz kafka'nın sürrealist romanı. daha önce kafka okuduysanız bilirsiniz en mutlu anları bile koyu yeşil bir perdenin ardındaki karanlık ile anlatır kafka. her şey, dünyanın en canlı, en neşeli turuncusu bile koyu yeşil yada şekersiz bir kahvenin rengindedir.

işte dönüşüm de böyle. zavallı adam niye böcek oldu ki durduk yere? ne yaptı da böyle bir lanet yağdı üzerine? bir sebebi olmalı.

buradan 6 yıl önce * psikoloji dönem ödevi olarak bu kitabı veren, ardından psikolojik tahlil yapmadığım için 70 veren güzide hocama selamlarımı iletiyorum. hocam adam böcek olmuş siz neyin derdindesiniz ya... psikoloji mi kalmış zavallıda?

şeker portakalı

çok yanlış iki (teknik olarak) dönemde okuduğum kitap. ilkinde 'çok küfürlü' diye bırakmıştım. ikincide 'bu muymuş herkesin tapınak bellediği kitap' dedim. aynı şeyleri kürk mantolu madonna *,
küçük prens * ve dönüşüm * için de düşünüyorum.

çok yanlış zamanlarda okudum.

en iyi bilim kurgu filmleri

acil çıkış kapısına oturmayı reddeden yolcu

örneğin ben. ben oturur ağlarım, kimseyi de kurtaramam, ölür gideriz.

sıcak şarap

şömine **, yağmur * ve kitaba eşlik edebilecek en güzel alkol.

kadın içkisi derler bazıları. içkinin kadını erkeği mi olurmuş?

not: eğer fırsatınız olursa kapadokya bağ bozumu (yanılmıyorsam eylül ayının ilk iki haftası) yada kışı güzel bir tercih olacaktır. öyle otele gidelim, romantizmin dibine vuralım falan gibi düşünmeyin. arabayla günü birlik yada arabada kalmalı bir gece de çok güzel olacaktır.

rakı

sıcak şarap sevdalısı biri olarak özellikle kışın gelir kokusu burnuma. bir kaç kere evin altını üstüne getirdim yine de bulamadım kokunun nereden geldiğini. yani şayet alkole karşı kör kütük nefretiniz yoksa çeker canınız. sevmeseniz de çeker öyle bir meret.

hacettepe sözlük dertleşecek insan veritabanı

şu başlığı okuyan da binlerce yazar var sanır. üç beş kişiyiz şurada ne verisi ne tabanı?

tiyatro

'insanı insana insanla insanca anlatma sanatı' olarak tanımlanan dipsiz kuyu.

28 şubat 2018 beytepe personel servisi protestosu

sabah dersi olmayanları 'aaa eylem mi varmış?!' dedirtip ardından 'bu sefer dertleri neymiş?' dedirten eylem. öğleden sonra dersi olanlar olarak hâlâ ne dertleri var anlayamadık. biz anlayamadıysak rektörlük hayli hayli anlayamamıştır.

mesai çıkışı toplu taşımada olan yaşlılar

bazıları gerçekten çok sevimli. ama bazıları çok sinir bozucu. teyzeciğim sırada önündeysem suçum ne? niye kolumdan tutup beni sıranın dışına çekip yerime geçiyorsun? ondan sonra 'sırada ben varım' diyince terbiyesiz oluyorum. ayrıca kulaklıkla müzik dinlemenin nesi saygısızlık?

bazıları çok sinir bozucu.

selçuk sami cingi

koyu hayranı olduğum, ağaç ve rock müzik sevdalısı, sıkı bir freddie mercury, queen ve the beatles hayranı, boyundan hallice ingilizce düşkünü, odtü iibf işletme mezunu, 7 ocak 1971 * doğumlu türkiye'nin freddie mercury şubesi. yüksek sadakat'in 3. solisti, saçları yüzünden gbt'sini çıkarttığım kıvırcık müzisyen... yüksek egolu olduğu fakat huyuna gidilince tatlı bir insan olduğu doğrudur. kişisel konserlerinde fotoğraf çekmeniz tavsiye edilmez fakat grup konserinde iken yardırın çıtı çıkmaz. * * takım elbise ve şapkanın en çok yakıştırdığım insan olmasıyla birlikte koyu mavi en sevdiği renktir.

yüksek sadakat

türk rock grubu.

ilk olarak 1997 yılında filinta adıyla kurulan grup, 2004 yılında ise yüksek sadakat olarak ismini değiştirdi. grubun temelleri şarkı yazarı ve bas gitarist kutlu özmakinacı tarafından atıldı.

grubun ilk vokalisti cemil demirbakan oldu. fakat ilk albümün ardından cemil demirbakan'ın gruptan ayrılmasıyla vokalist olarak yerine kenan vural geçti. grubun 2 ve 3. albümünün ardından grup, eylül 2012'de kenan vural'la da yollarını ayırdı.

son olarak solo kariyeri ile çeşitli projelerde yer alan selçuk sami cingi ile 4. albüm için çalışmalara başlandı.

böylece kadro, vokalde selçuk sami cingi, gitarda serkan özgen, bas gitarda kutlu özmakinacı, tuşlu çalgılarda uğur onatkut ve davulda alpay şalt'tan oluşmaktaydı. sonra grupta baterist değişikliği yaşanmış, alpay şalt'ın yerine eski bateristleri sefa deniz alemdar gruba dahil olmuştur.

11 eylül 2015 tarihinde ise selçuk sami cingi tekrar amerika'ya taşınarak gruptan ayrılmıştır. yerine ise 2016 itibariyle eski vokal kenan vural tekrar mikrofon başına geçmiştir.

ben de çocuktum

aziz nesin'in çocukluk dönemini ve hatıralarını anlattığı kitap. özellikle ilkokul ve ortaokul döneminde asla büyümeyeceğini sanan yada büyüklerinde bir zamanlar çocuk olduğunu kabullenemeyen çocuklara okutulması gerek. aynı şekilde yetişkinler de bir zamanlar çocuk olduklarını hatırlamak için okumalılar.

hacettepe sözlük için öneriler

1. mesaj geldiğinde sağ üst köşedeki üç çizgiye tıklamadan bunu fark edemiyorsunuz. fark edip tıkladığınızda ise kim mesaj attı göremiyorsunuz. bütün mesajları tek tek açıp bakmanız gerekiyor.

2. sıradan * yazarlar çevrimiçi olan yazarları görebilse fena olmaz.

3. nick değiştirip düzenleyebilsek keşke.

geç uyumak

son 3-4 yıldır ben. oysa ondan öncesinde çok güzel bir uyku düzenim vardı. milletle 'gece kuşu' diye dalga geçtiğim günleri özledim.

toplu taşımada kitap okumak

durak kaçırma, yanlış otobüse binme gibi sonuçlar doğurabilir. evet ikisini de yaşadım.

ankara

hayatımda bir ilk olarak tiyatro turnesinde yer buldum. şimdi fiyatı söylüyorum; iki öğrenci 200 lira.

yer buldum diye aşure mi dağıtsam, lokma mı döktürsem? yoksa 4 aylık kitap masrafımı bir oyuna vereceğim diye karalar mı bağlasam bilemedim.
  • /
  • 4

etkileyici şiir dizeleri

"sensiz yaşamanın ne demek olduğunu, sen nereden bileceksin."

efsane dalgınlıklar

yazarların başından geçen bazen güzel bazen kötü sonuçları olan dalgınlıklardır.

örneğin geçen hafta otobüs durağında,20dk dır beklediğim otobüsün ne zaman geleceğine telefonumdan bakarken,telefona dalıp,otobüsün geldiğini görmemem ve kaldırımın en ucunda durduğumdan mütevellit beklediğim otobüsün aynasının kafama “zankkk” diye çarpması...

...otobüsün geldiğini titreşim yoluyla bildirim almam.

etkileyici şiir dizeleri

"dürtme içimdeki narı,
üstümde beyaz gömlek var"

amerikalı john vs türkiyeli can

amerikalı john ve türkiyeli can bir ayda 1603 taş maaş alıyor.
john, 1 lt benzine 0,5 taş,
can, 5,6 taş veriyor.

john, 1 kg kırmızı ete 6 taş,
can, 45 taş veriyor.

john, calvin klein marka pantolona 35 taş,
can, 400 taş veriyor.

john, metroya 2,3 taş verip biniyor,
can, metrobüse 3,85 taş veriyor.

john, 1. sınıf peyniri 20 taşa alıyor,
can, aynı peyniri 40 taşa alıyor.

john, 1lt süte 0,90 taş veriyor,
can, aynı şekilde süte 3 taş veriyor.

john, bütün paketli piliç'i 0,99 taşa alırken,
can, aynı tavuğu 12 ila 14 taşa almaktadır.

john, ülkesinin yerel birasına 1,96 taş, ithal biraya 2,66 taş verirken,
can, ülkesindeki yerel biraya 7 taş, ithal biraya 9 taş vermektedir.

john, kaliteli bir sigaraya 6,50 taş verirken,
can, 14 taş vermektedir.

john, mcdonalds'ta bir etli standart menüyü 7 taşa yerken,
can, aynı menüyü 20 taş karşılığında yemektedir.

john, 0 kilometre bir toyata corolla'ya 20.000 taş veriken
can, aynı araca 100.000 ila 140.000 taş vermektedir.

bütün bu olanlar karşısında amerikalı john, türkiyeli can'ı kıskanmaktadır. çünkü can'ın ödediği rakamlar daha yüksek, tabi yüksek olması demek iyi bir şey değil mi? hani en yüksek puanı alanın şampiyon olması gibi. bu durumda can şampiyondur, john bu sebepten ötürü kıskanıyor olmalı herhalde. neyse kafam karıştı....
gerisini siz düşünün değerli türkiye cumhuriyeti vatandaşları.

az kişinin bildiği muhteşem web siteleri

- internetten kitap satın almak istiyor fakat kazıklanmak istemiyorsanız baya işe yarayan bir site. farklı sitelerdeki kitap fiyatlarını karşılaştırıyor ve sizi o siteye yönlendiriyor.
http://kitapmetre.com/

- duyduğunuz ama adını hatırlayamadığınız şarkıları bulmaya yarayan müthiş bir site.
https://www.midomi.com/

- neyi, nasıl, ne şekilde tamir edeceğinizi ingilizce anlatan bir site.
https://www.ifixit.com/guide

- tarih manyakları için güzel bir site. istediğiniz yılı yazıyorsunuz ve size o yılın haritasını gösteriyor.
http://geacron.com/home-en/

Toplam entry sayısı: 67

gimsa

sözde ''müşteri velinimettir ve memnuniyeti önemlidir.'' mottosuna sahip ankara merkezli market zinciri.

ankara etimesgut gimsa'sına dün 19:30'da sırt çantalı olduğum gerekçesiyle alınmadım. çantanın benim el çantam olduğunu, içinde özel eşyalarım olduğunu, isterlerse açıp gösterebileceğimi söyledim ancak yine de beni içeri almayacaklarını söylediler. bu sırada girişin biraz önünde kitap reyonunun önünde kızıl kısa saçlı bir bayan benimle aynı model sırt çantasıyla birlikte duruyordu. güvenliğe bunu söylediğimde ''o beni bağlamaz ama sen geçemezsin'' cevabını aldım. bu sırada pek çok kadın kocaman çantalar, bebek arabalarına asılı sırt çantaları ile rahatlıkla geçiyordu. o sırada güvenliklerden birisi yanındaki güvenliğe ''küçücük boyuyla ne uğraştırdı'' dedi. bu sırada arkamdan çocuklu bir bayan alışveriş sepetiyle bana çarptı ve onda da sırt çantası vardı. o bayanı gösterdiğimde ise bu seferde ''onun çantası küçük ve kendisi çocuklu'' cevabını aldım. hanımefendiden çantalarımızı ölçmeyi rica ettim, sağ olsun kırmadı ve ölçtük. çantalarımız 28 cm genişliğinde boyu 35 cm boyunda ölçü olarak aynı, marka olarak farklı iki çantaydı. yine de beni içeri almadılar, hanımefendi rahatlıkla girdi. yaptıklarının haksızlık olduğunu, yıllardır onlardan alışveriş yapmama rağmen daha önce hiç böyle bir şey yaşamadığımı söyledim. bu seferde ''beğenmiyorsan alışveriş yapmazsın'' diyerek beni dışarı çıkarttılar.

ben genç bir kadınım. benim çocuğum olmuyor olabilir, çeşitli nedenlerden dolayı boyum uzamamış olabilir... bu şekilde böyle bir şeyin yüzüme vurulması son derece gaddar ve saygısızca bir tavır. gerek kısa olan boyum gerekse olmayan çocuğum yüzünden psikolojik şiddet, çifte standart ve ayrımcılığa maruz kaldım.

sıcak şarap

şömine **, yağmur * ve kitaba eşlik edebilecek en güzel alkol.

kadın içkisi derler bazıları. içkinin kadını erkeği mi olurmuş?

not: eğer fırsatınız olursa kapadokya bağ bozumu (yanılmıyorsam eylül ayının ilk iki haftası) yada kışı güzel bir tercih olacaktır. öyle otele gidelim, romantizmin dibine vuralım falan gibi düşünmeyin. arabayla günü birlik yada arabada kalmalı bir gece de çok güzel olacaktır.

eski sevgili

binbir heves koşup aldığın
sayfalar arasında hayale daldığın
artık her satırını ezberlediğin
eski bir roman gibidir
eski sevgili... * *

rakı

sıcak şarap sevdalısı biri olarak özellikle kışın gelir kokusu burnuma. bir kaç kere evin altını üstüne getirdim yine de bulamadım kokunun nereden geldiğini. yani şayet alkole karşı kör kütük nefretiniz yoksa çeker canınız. sevmeseniz de çeker öyle bir meret.

hacettepe sözlük dertleşecek insan veritabanı

şu başlığı okuyan da binlerce yazar var sanır. üç beş kişiyiz şurada ne verisi ne tabanı?

dönüşüm

franz kafka'nın sürrealist romanı. daha önce kafka okuduysanız bilirsiniz en mutlu anları bile koyu yeşil bir perdenin ardındaki karanlık ile anlatır kafka. her şey, dünyanın en canlı, en neşeli turuncusu bile koyu yeşil yada şekersiz bir kahvenin rengindedir.

işte dönüşüm de böyle. zavallı adam niye böcek oldu ki durduk yere? ne yaptı da böyle bir lanet yağdı üzerine? bir sebebi olmalı.

buradan 6 yıl önce * psikoloji dönem ödevi olarak bu kitabı veren, ardından psikolojik tahlil yapmadığım için 70 veren güzide hocama selamlarımı iletiyorum. hocam adam böcek olmuş siz neyin derdindesiniz ya... psikoloji mi kalmış zavallıda?

sinüzit

alın, şakak ve yanaklarda bulunan hava boşluklarının iltihaplanarak şişmesi durumu ve bu durumu tanımlayan hastalık. iki türde gelişir. ilki akut sinüzit , diğeri ise kronik sinüzittir. akut sinüzit ilk oluşumda antibiyotik tedavisi ile yok edilebilecek kadar basittir. kronik sinüzit ise akut sinüzit tedavi edilemediği taktirde meydana gelir. en ufak rüzgarda bile dayanılmaz baş ağrısı, mide bulantısı ve yüksek ateş görülür. bu nedenle kronik sinüzit hastaları rüzgar almamalı, saç kurutma makinesi ile akrabalık düzeyinde bir ilişkide bulunmalı, hasta olmamalı ve c vitamini alınımına dikkat etmelidir.

sonra böyle iki seksen yatarsınız.

hacettepe sözlük dertleşecek insan veritabanı

şu başlığı okuyan da binlerce yazar var sanır. üç beş kişiyiz şurada ne verisi ne tabanı?

sıcak şarap

şömine **, yağmur * ve kitaba eşlik edebilecek en güzel alkol.

kadın içkisi derler bazıları. içkinin kadını erkeği mi olurmuş?

not: eğer fırsatınız olursa kapadokya bağ bozumu (yanılmıyorsam eylül ayının ilk iki haftası) yada kışı güzel bir tercih olacaktır. öyle otele gidelim, romantizmin dibine vuralım falan gibi düşünmeyin. arabayla günü birlik yada arabada kalmalı bir gece de çok güzel olacaktır.

türkiye'nin en büyük sorunu

pedofili, ırkçılık, şiddet, taciz, eğitimsizlik... bir kelime ile açıklanamayacak kadar çoklar maalesef.

sıcak şarap

şömine **, yağmur * ve kitaba eşlik edebilecek en güzel alkol.

kadın içkisi derler bazıları. içkinin kadını erkeği mi olurmuş?

not: eğer fırsatınız olursa kapadokya bağ bozumu (yanılmıyorsam eylül ayının ilk iki haftası) yada kışı güzel bir tercih olacaktır. öyle otele gidelim, romantizmin dibine vuralım falan gibi düşünmeyin. arabayla günü birlik yada arabada kalmalı bir gece de çok güzel olacaktır.

rakı

sıcak şarap sevdalısı biri olarak özellikle kışın gelir kokusu burnuma. bir kaç kere evin altını üstüne getirdim yine de bulamadım kokunun nereden geldiğini. yani şayet alkole karşı kör kütük nefretiniz yoksa çeker canınız. sevmeseniz de çeker öyle bir meret.

okunması gereken yazarlar

etkileyici şiir dizeleri

sen; kız kulesi
tüm zamanların en güzel prensesi
ve bense; galata
bir deli aşık şu fani dünyada.