eflatun

Durum: 85 - 0 - 0 - 0 - 01.01.2018 23:20

Puan: 944 -

1 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 5

higgs bozonu

bir diğer adı "tanrı parçacığı"dır.
higgs bozonu, kütleleri olmayan atomlara kütle kazandıran işlemin adıdır, yani hiçliğe kütle kazandırma çalışmasıdır.

türkiye'nin en iyi üniversitesi

efendim, türkiye'de üniversite mi var? bir tane bile üniversite yoktur bu ülkede. ancak üniversite denilen yerde çalışan çok kıymetli profesörler, doçentler vs. akademisyenler vardır. onlara sahip çıkılması ve desteklenmesi gerekmektedir.

mekke'nin fethi

herkesin bildiği üzere mekke şehrinin fethi 1 ocak olarak tasvir edilir. acaba gerçek bu mudur?
tabi ki de değil...!
mekke şehri hicretin 8. yılında ramazanın 20. gününde fethedilmiştir. bu tarihi günümüz takvimine uyarlayınca 11 ocak 630 yılına tekabül etmektedir.
doğrusunu öğrenin, sonra vay efendim yine kandırıldık demeyin.!

insanların inançlarıyla uğraşmak

bu başlığa uygun söyleyebileceğim şey şu olacaktır. şöyle bir gerçek var insan dilediğine inanabilir ancak inandığı şey diğer insanların hayatına zindana çeviriyorsa o zaman işin rengi değişir.inançlı insanlar genel olarak inanmayanların hayatlarına burnunu sokuyor. bir inanmayan insan kalkıp durduk yere kimsenin inancına saldırdığı pek nadir görülmüştür. ama inançlı insanlar inanmayanları gördükleri zaman verdikleri tepkiler hep öfke ve şiddet içerikli olduğu için, inançları hakkında konuşma hakkı doğuyor inanmayana. bu dünya inanmamayı seçtiği için öldürülen insanlar gördü bunlarında en meşhuru "iskenderiyeli hypatia"dır. dinlere göre inanmayanlar kafirdir ve kafirler ile savaşılması emredilir, ılımlı bir tane din yoktur, zulmetmeyen bir tane din veya inanç yoktur, dönüp tarihe baktığımızda bütün bunların yansımasını görürüz. sen kendi inancına göre haklı karşı taraf sana göre kafirdir, ama sende karşı tarafa göre kafirsin bu ayrımcılıktan sevgi huzur değil, kan, kin ve nefret doğar. haçlı seferleri başta olmak üzere tüm tarih apaçık ortadadır.

amerikalı john vs türkiyeli can

amerikalı john ve türkiyeli can bir ayda 1603 taş maaş alıyor.
john, 1 lt benzine 0,5 taş,
can, 5,6 taş veriyor.

john, 1 kg kırmızı ete 6 taş,
can, 45 taş veriyor.

john, calvin klein marka pantolona 35 taş,
can, 400 taş veriyor.

john, metroya 2,3 taş verip biniyor,
can, metrobüse 3,85 taş veriyor.

john, 1. sınıf peyniri 20 taşa alıyor,
can, aynı peyniri 40 taşa alıyor.

john, 1lt süte 0,90 taş veriyor,
can, aynı şekilde süte 3 taş veriyor.

john, bütün paketli piliç'i 0,99 taşa alırken,
can, aynı tavuğu 12 ila 14 taşa almaktadır.

john, ülkesinin yerel birasına 1,96 taş, ithal biraya 2,66 taş verirken,
can, ülkesindeki yerel biraya 7 taş, ithal biraya 9 taş vermektedir.

john, kaliteli bir sigaraya 6,50 taş verirken,
can, 14 taş vermektedir.

john, mcdonalds'ta bir etli standart menüyü 7 taşa yerken,
can, aynı menüyü 20 taş karşılığında yemektedir.

john, 0 kilometre bir toyata corolla'ya 20.000 taş veriken
can, aynı araca 100.000 ila 140.000 taş vermektedir.

bütün bu olanlar karşısında amerikalı john, türkiyeli can'ı kıskanmaktadır. çünkü can'ın ödediği rakamlar daha yüksek, tabi yüksek olması demek iyi bir şey değil mi? hani en yüksek puanı alanın şampiyon olması gibi. bu durumda can şampiyondur, john bu sebepten ötürü kıskanıyor olmalı herhalde. neyse kafam karıştı....
gerisini siz düşünün değerli türkiye cumhuriyeti vatandaşları.

sözde bilim

sözde bilim veya bir diğer adıyla sahte bilim, bilimsel verilerden yaralanarak test edilemeyen çünkü test edildiği zaman sahtekarlığının ortaya çıktığı, iddialar bütünüdür. genellikle inançsal ve zırvalıklar içererek insanları kandırıp paralarını almak için kullanışlı bir diğer yoldur. genellikler "loji" ile biten sözcüklerdir.

astroloji

bir diğer sözde(sahte) bilimdir. gökyüzündeki yıldızlara ve belli fenomenlere bakarak insan karakteri ve geleceği üzerindeki etkilerinden bahseden bir zırvalıktır.

nümeroloji

en büyük sözde(sahte) bilim dallarından bir tanesinin adıdır. özellikle kutsal kitaplar üzerinde yapılan matematiksel çalışma ile kitabın muhteşemliği konusunda sözde deliller sunmak için kullanılır. insanları kandırmanın sayılar ile gerçekleştirilen türlerinden birisidir. sayılar ile oynamasını bilen herhangi birisinin rahatlıkla yapabileceği br aldatmaca olan bu sözde bilim( bilim kelimesiyle aynı satırda kullanırken bile rahatsız oldum) birçok insanı etkilemeyi başarmış bazılarını da zengin etmiştir.

din

tarih boyunca karşımıza binlerce hatta daha fazla bir biçimde karşımıza çıkmıştır. günümüzde tanrının kurallarını ve kaidelerini belirlediği bir yaşam biçimi olarak bilinir. insanların tanrıda geldi kutsal sözler ve adamların belirlediği şekilde yaşamlarını idare ettikleri sistemin genel adıdır. günümüzde ki bazı dinleri domuz,içki,zina,hırsılık gibi şeyleri yasaklayarak toplumsal düzeni sağlama amacı gütse de kendinden olmayan ve kendinden olan insanların hayatını da zindana çevirmektedir. aslına bakacak olursak dinler ortaya çıktıları coğrafyalara bağlı olarak şekillenip gelişmişlerdir. toplumların bağlı bulundukları bölgelerin özellikleri taşıyan gelenek ve kültürlerinin bir çatı altında toplanmış haline günümüzde din demekteyiz. tanrıya kurbanlar veren ibadet ve savaş gibi yükümlülükleri meşru kılan bu kavram ne kadar yanlış olursa olsun toplumların yapılarını, kültürlerini, sanatlarını öğrenebilmek ve onları tanıyabilmek adına herkesin öğrenmesi gereken bir sistemdir. ama asla uygulanmasının zorla olmaması gerekmektedir.

peygamber

tanrı ile görüşüp ondan emirler ve direktifler aldığını iddia eden kimse. tarih bu tip kişileri defalarca kez karşımıza çıkarmıştır. ancak ne kadar rasyonel bir kişidir peygamber. kimi zaman akli dengesi bozuk olanlar çıkarken karşımıza, kimi zamanda çok zeki kimseleri görmekteyiz bu ünvanın altında.
2000 bin yıl önce oğlunu kesmeye çalışan bir adam peygamber olurken, şimdi aynı eylemi yapan çocuklarını öldüren bir amerikalı kadın akıl hastahanesine kapatıldı. bu örnek bile bu kavramın arkasında saklanın kişinin kim olduğunu anlamamız için iyi bir örnektir.
ortaya çıkan ünlü peygamberlerin dönemlerin bile kendilerine rakip yüzlerce peygamberler çıkmaktaydı. aralarında konuyu daha iyi idare eden hatipler başarılı oldular. edemeyenler yok oldular. peki hepsine vahiy geldi mi? yoksa bazılarına mı? ya da hiç birisine gelmedi mi? tabi ki de hiç birisine bir şey gelmedi (akli dengesi bozuk olanlar hariç). bu kavram daha çok yöneticilerin işine yaramıştır ve tarihteki birçok peygamberlerde toplumlarının hep ileri gelenlerinden olmuştur. (istisnalar hariç).

islam yayılırken ortaya çıkan diğer peygamber adayları;
esved el ansi
tuleyha bin huveylid
secah
museylime
çerçeve
musseylimetül kezzab
tuleyha el esedi

tanrı

tarih boyunca insanların hayal gücünün gelişmesiyle birlikte tanrı kavramı ortaya çıkmıştır. insanlar açıklayamadığı veya bir anlam veremedikleri her şeyi bir baba figürü olan tanrıya bağlamışlardır. tanrı için savaşmış ve toplumun düzenini tesis etmişlerdir. yöneticiler için çok kullanışlı bir hale gelen tanrı kavramı toplumları yönlendirmek için mükemmel bir araç haline gelmiştir. çoğu zaman çözülemeyen konuların çözümünde, bitmek bilmeyen taht kavgalarında, isteksiz ve moralsiz orduların motivasyonunda, isyancı ve asilerin infazında, mevcut durumlarını tehdit eden devletlere saldırmada gibi bir çok alanda çok iyi bir araç olmuştur.
tanrı kavramı da tıpkı insanlar ve diğer canlı türleri gibi evrim geçirmiştir. yani tanrıda evrimden nasibini almıştır desek yanlış olmaz. ilk zamanlar sayıları çok iken zamanla azalarak en sonunda tek bir tanrının var olduğu fikri benimsense de yinede farklı birçok din sayesinde günümüzde bile birçok tanrı mevcuttur. zaman içerinde bu tek tanrı bile defalarca kez gelişen ve değişin çağdan nasibini almış birçok konuda evrim geçirerek yaşamını sürdürmeyi başarmıştır. sürekli insanların her dönemde ve her çağda cevaplandıramayacakları soruların var olacak olması tanrının varlığını sürdürmesi için büyük bir nimettir.
yüzlerce yıl önce hastalıkların tanrının bir gazabı olarak görülmesi ve bugün tıbbın gelişmesi ile bu sorunun yanıtının tanrıyla alakasız olduğunun ortaya çıkması ve de günümüzde diğer galaksilerin varlığı, başka yaşam formlarının olabilirliği, zaman, bilinç vb kavramların açıklanamaması sayesinde tanrı varlığını sürdürmektedir. ileride de cevap veremediğimiz her soruda da var olmaya devam edecektir.

çelişkili ayetler

. bir savaşta kaç müslümanın kaç kefereyedenk düştüğünü anlatan ayeti hemen bir sonraki ayet yalanlıyor. enfal: 65-66
içki konusunda önce olumlu sonra olumsuz ayet geliyor. nahl: 67, bakara: 219, maide: 90-91
elçiler arasında fark olmadığını söyleyen ayet ile muhammed'in en üstün peygamber olduğunu söyleyen bir ayet var.
iyiliğin ve kötülüğün allah'tan geldiğini söylüyor, daha sonra iyilik allah'tan kötülük senden diyor.
bir ayette vasiyet şart, diğerinde değil. bakara: 180,
allah, muhammed'e salat(namaz) ediyor. ahzab: 56
kıble önce kudüs iken yahudiler ile ters düşüldükten sonra kabe oluyor. bakara: 144
mekke'de ayetler barışçılken medine'de saldırgan ayetler geliyor. kafirun: 6, tevbe: 29
allah'ın bazı insanlara hidayet vermediği ve onları yakacağı söyleniyor.bunun yanında birçok ayette allah'ın merhametinden bahsediliyor.
. hırsızlık haram ama savaşta ele geçirilenlerin yağmalanması helal. maide: 38, nisa: 24
ilk müslümanın(hatta yaratılan ilk ruh bile diyenler var) muhammed, musa ve ibrahim olduğuna dair ayetler var. hangisi belli değil. a’raf: 143, en’am: 163, ali imran: 67
mekke ve civarı için indirdik" diyen ayet de var evrensel diyen en’am: 92

etkileyici şiir dizeleri

felek, ne denli cömert, aşağılık insanlara!
han, hamam, dolap değirmen, hep onlara.
kendini satmayan adama ekmek yok:
sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

anestezik farkındalık

anestezi yapılıp ameliyata başlandıktan kısa bir süre sonra hastanın bilincinin açılıp olan biten her şeyi görmeye başlamasıyla yaşadığı vahşet halidir.

bir kişinin samimiyetini sınamak

dini inancını sorgulayın veya inandığı herhangi bir şeyi sorgulayın gerçek yüzü ortaya çıkacaktır.

2018 yılından beklentiler

yani çoğu zamandır şu saçmalığı anlamlandıramıyorum. kendi uydurduğumuz yıl kavramından bir beklenti içine girmek tam anlamıyla bir zırvalıktır. dünya'nın güneş'in etrafında dönerken sayısız defa geldiği noktalardan birine bir kez daha geldiği için kutlama yapmak ve ondan sonra geleceği her konum için bir beklenti içerisine girmek akıl yoksunluğudur.

tasavvuf

9. ve 10. yüzyıl dolaylarında ibni arabi önderliğinde başlatılan bil islam geleneğidir. tasavvufta ibni arabi şeyhül ekber (en büyük şeyh) olarak kabul görür. iskenderiye helenizminden, doğu kültürü pagan inançları ve islam kültürünü sentezleyerek birçok eser ortaya koymuştur. bu eserleri tasavvuf tarikatlarının ve edebiyatının ortaya çıkışında etkili olmuştur. kendisinden sonra mevlevi, bektaşi gibi birçok tarikat faaliyet göstermeye başlamıştır.
tasavvufta asıl ama tanrı ile yarattıkları şeyler arasında bir bağ olduğunu düşünürler bunuda vahdeti vücut teziyle savunurlar. yaratılan her şey tanrının bir parçası olduğuna inanılan bir görüş geleneğidir.

imkan olsa yaşanılmak istenen yıllar

her an güzeldir, her an özeldir ve her yaş özeldir. her yaşı bir kere yaşamak daha güzeldir. aynı şeyi yaşamak ise sıkıcıdır. ben geçmişi değil, geleceği yaşamak isterim. geçmişi bilirim ama gelecek ise tam bir muamma, işin güzelliği de bu yanda.

vladimir putin

sovyetler dağıldıktan sonra devletin yetiştirmiş olduğu en iyi kgb ajanlarından bir tanesi olan putin, yeltsin istifa ettikten hemen sonra seçimlere girdi ve kazandı. başa geçer geçmez tüm özelleştirme faaliyetlerine son vererek amerikan sermayesinin ülkeyi ele geçirmesini engellemek için ilk somut adımı attı. hemen ardından yukos şirketi başta olmak üzeri birçok şirketi devletleştirdi. tüm orduyu yeniden dizayn eden putin devleti bir sömürge haline gelmesine engel olmuştur. amerikan sermayesi ile zenginleşerek ülkenin tüm ekonomik gücünü eline alan iş adamlarının birer birer hakkından gelen putin rusya'nın amerika nezdinde yeniden düşman konumuna gelmsini sağlayarak tüm ülkeyi bir felaketten kurtarmıştır.

boris yeltsin

sovyetler birliğinin dağılmasının ardından kurulan devletin ilk başkanıdır, rusya'nın özelleştirilmesi için birçok faaliyetlerde bulunmuştur. amerikan sermayesinin kıskacında tüm faaliyetlerini özelleştirme üzerine kuran yeltsin kendisi üzerinden rusya'nın tüm kaynaklarının sömürüleceğinin farkında mıydı yoksa değilmiydi bilinmez. ancak amerika'nın büyük bir rakibi olan sovyetlerin parçalanmasından sonra kurulan devletin başına geçen yeltsin tamamen bir amerikan projesi olarak faaliyetlerde bulunduğunu farketmemek akıl yoksunluğudur. yıllarca mücadele eden iki süper güçten birisi parçalanıyor ve kurulan yeni devletin başına geçen adam tüm kaynakları parsel parsel satıp özelleştirip, genç ve kim olduğu bilinmeyen birçok iş adamlarına yok pahasına vererek ortaya yeni zenginler çıkarması ve bu zenginlerin ruya'nın güdümü dışında faaliyet gösterdikleri de aşikardır. bütün bu sömürü hareketi vladamir putin'in başa geçene kadar sürmesi rusya adına bir şanstır ki çok kısa bir süre olmuştu. ülkeyi felaketten kurtaran putin ilk iş bu iş adamlarını tutuklamak ve kurdukları şirketleri inceleme altına almak olmuştur. boris yeltsinin beceriksizliğinin hemen ardından yeni parti kuran bu zengin iş adamları aynı zamanda george soros ve henry kissinger gibi isimlerinde desteğini almış hatta çok yakın ilişkileri de mevcuttu. ama putin başa geçmeye başrdı özelleştimeleri durdurdu, yukos adlı şirketi devletleştirdi başında ki hodorkovski tutuklandı ve abramoviç başta olmak üzere birçok iş adamı yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. amerika yeniden rusya'yı şeytanın ülkesi olarak görmeye başladı. bütün bu yaşananlardan bizimde ders çıkartmamız gerekiyor. bu topraklarda da aynı oyun oynanıyor, aynı oyun çok değil 20 yıl kadar önce komşumuz rusya'da oynandı.

boris yeltsin'in amerika ziyareti ve süpermarket hikayesi:
sovyetlerin dağılmasının ardından rusya'nın başına geçecek olan yeltsin 1989 yılında amerika'ya bir ziyaret gerçekleştirir. asıl amacı nasa'yı görmek olan yeltsin, nasa ziyaretinin ardından amerika'da insanların nasıl yaşadığını görmek ister ve ardından kendisini teksas eyaletinin houston şehrinin dışında yer alan clear lake adlı bir kasabaya götürürler. yeltsin önce civarda ki araçların sayısını, evlerin sayısını(çeşitliliğin) görür ve büyük bir şaşkınlık yaşar. daha sonra buranın zengin bir semt olduğunu düşünür ama bu kasaba sıradan insanların yaşadığı sıradan bir mahalledir.daha sonra yeltsin'i bir markete götürürler. ürünlerin fazlalığını ve çeşitliliğini gören yeltsin yanındakilere "bizde zenginler bile bu kadar ürün çeşitliliğe sahip değil" der. yanındakiler de belki burası bizi etkilemek için kurulmuş bir kasaba derler. haritadan rastgele bir kasaba seçilir ve oraya gidilir. manzara aynıdır. yeltsin yanındakilere "bunlara ben bile sahip değilim, rusya halkı bunları görse devrim olur" der.bazı müşterilerin yanına gidip ne satın aldıklarını, aldıklarının ne kadar tuttuğunu, aldıkları maaşının ne kadarının mutfağa harcandığını soran yeltsin aldığı cevaplar karşısında hayrete düşer. daha sonra marketin kasiyerleri ile de konuşan yeltsin, kasiyere de aynı soruları sorar ve aldıkları maaşı duyunca ve burada çalışmak için nasıl bir eğitim alınması gerektğini sorar. kasiyerlerin bir çoğunun liseyi bile bitiremediğini görünce çıldırma noktasına gelen yeltsin yıllar sonra kaleme aldığı otobiyografisinde bu yaşamış olduğu deneyimden çok ayrıntılı bir biçimde bahseder ve memleketine dönerken yol boyunca "bunları insanlarımıza nasıl açıklarız" diye düşündüğünü de ekler.

süpermarket gezisi fotoğrafları herşeyi özetliyor;
http://all-that-is-interesting.com/wordpress/wp-content/uploads/2015/06/boris-yeltsin-shops-at-an-american-supermarket.jpg
http://www.waypoint2space.com/sites/waypoint2space.com/files/styles/blog-670-500/public/field/image/yeltsin-19890916_hc-04-02a.jpg?itok=sJxf5mAo
  • /
  • 5

okunması gereken yazarlar

voltaire
lev tolstoy
william shakespeare
fyodor mihayloviç dostoyevski
jules verne
carl sagan
richard dawkins
friedrich nietzsche
ımmanuel kant
jean-jacques rousseau
benim okuduğum ve okumakta olduğum, kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim şahane yazarlar. iyi ki yaşamışlar, iyi ki yazmışlar dedirten cinsten.

türkiye'nin en iyi üniversitesi

efendim, türkiye'de üniversite mi var? bir tane bile üniversite yoktur bu ülkede. ancak üniversite denilen yerde çalışan çok kıymetli profesörler, doçentler vs. akademisyenler vardır. onlara sahip çıkılması ve desteklenmesi gerekmektedir.

amerikalı john vs türkiyeli can

amerikalı john ve türkiyeli can bir ayda 1603 taş maaş alıyor.
john, 1 lt benzine 0,5 taş,
can, 5,6 taş veriyor.

john, 1 kg kırmızı ete 6 taş,
can, 45 taş veriyor.

john, calvin klein marka pantolona 35 taş,
can, 400 taş veriyor.

john, metroya 2,3 taş verip biniyor,
can, metrobüse 3,85 taş veriyor.

john, 1. sınıf peyniri 20 taşa alıyor,
can, aynı peyniri 40 taşa alıyor.

john, 1lt süte 0,90 taş veriyor,
can, aynı şekilde süte 3 taş veriyor.

john, bütün paketli piliç'i 0,99 taşa alırken,
can, aynı tavuğu 12 ila 14 taşa almaktadır.

john, ülkesinin yerel birasına 1,96 taş, ithal biraya 2,66 taş verirken,
can, ülkesindeki yerel biraya 7 taş, ithal biraya 9 taş vermektedir.

john, kaliteli bir sigaraya 6,50 taş verirken,
can, 14 taş vermektedir.

john, mcdonalds'ta bir etli standart menüyü 7 taşa yerken,
can, aynı menüyü 20 taş karşılığında yemektedir.

john, 0 kilometre bir toyata corolla'ya 20.000 taş veriken
can, aynı araca 100.000 ila 140.000 taş vermektedir.

bütün bu olanlar karşısında amerikalı john, türkiyeli can'ı kıskanmaktadır. çünkü can'ın ödediği rakamlar daha yüksek, tabi yüksek olması demek iyi bir şey değil mi? hani en yüksek puanı alanın şampiyon olması gibi. bu durumda can şampiyondur, john bu sebepten ötürü kıskanıyor olmalı herhalde. neyse kafam karıştı....
gerisini siz düşünün değerli türkiye cumhuriyeti vatandaşları.

sözde bilim

gerçek bilimi "çoğu" zaman geçmiş bir türdür ve popülerdir.
insanlar bu tarz ilginç buldukları ve merak duydukları sözde araştırma ve çalışmalara daha çok ilgi duymuş ve gerçekliği konusunda pek kafa yormamıştır.

öğrenildiğinde insana ufuk katan şeyler

mesela fondip olarak kullandigimiz kelimenin esasinin found deep olmasi.

hacettepe sözlük kitap kampanyası

hacettepe sözlüğün gelişimi adına başlatılmış kampanyadır.

katılım şartlarını gerçekleştirdiğiniz takdirde, ücretsiz kargo ile hediye kitap gönderimi yapacağız.

katılım şartları;

1- felsefe, bilim veya edebiyat kategorisinde 50 başlık girişi yapmak.
2- imlâ ve noktalama işaretleri kurallarına kesinlikle dikkat etmek.
3- tanımları çok kısa cümlelerden ya da bkz'lardan oluşturmamak. (minimum 20 kelime)
4- diğer sözlük ya da platformlardan kopyala-yapıştır içerik eklememek.
5- başlıklar ve entry'ler tamamen "siz" tarafından, özgün olarak girilmelidir.


tüm bu işlemleri yaptıktan sonra @hacettepesözlük kullanıcısına;
-isim
-soyisim
-telefon numarası
-adres
bilgilerinizi iletin.

not0: kitaplar tamamen rastgele bir şekilde gönderilir.
not1: maaşlarını dolar üzerinden yatırdığımız yazarlar, bu kampanyaya katılamazlar.
not2: euro üzerinden alanlar katılabilir.

1 ocak 2018'de kampanya sona erecektir.

en iyi bilim kurgu filmleri

(bkz:the man from earth) , bilimkurgu gibi olmayan bilimkurgulardandır.

amin maalouf

amin maalouf, 1949 yılında lübnan'da doğmuştur. 1976'dan buyana paris' te yaşamaktadır. asya ve akdeniz kültürlerinden harmanladığı eserleri ile sanat ve edebiyat dünyasına önemli eserler kazandırmıştır.

1983 ile 2009 yılları arasında yayınlanmış çalışmaları sırasıyla:
arapların gözüyle haçlı seferleri (1983)
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'ten sonra birinci yüzyıl (1992)
torios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
ölümcül kimlikler (1998) deneme
yüzüncü ad-baldassare'nin yolculuğu (2000)
uzaktan aşk (2002) opera için yazdığı ilk liberetto
yolların başlangıcı (2004)
adriana mater (2006) ikinci liberettosu
çivisi çıkmış dünya (2009) ikinci denemesi
adlı eserlere imza atmıştır. türkiye'de eserleri yapı kredi yayınları (yky) tarafından yayınlanmaktadır. amin maalouf 2011 yılında fransız akademisine seçilmiş olup birçok ödüle layık görülmüştür.

boris yeltsin

sovyetler birliğinin dağılmasının ardından kurulan devletin ilk başkanıdır, rusya'nın özelleştirilmesi için birçok faaliyetlerde bulunmuştur. amerikan sermayesinin kıskacında tüm faaliyetlerini özelleştirme üzerine kuran yeltsin kendisi üzerinden rusya'nın tüm kaynaklarının sömürüleceğinin farkında mıydı yoksa değilmiydi bilinmez. ancak amerika'nın büyük bir rakibi olan sovyetlerin parçalanmasından sonra kurulan devletin başına geçen yeltsin tamamen bir amerikan projesi olarak faaliyetlerde bulunduğunu farketmemek akıl yoksunluğudur. yıllarca mücadele eden iki süper güçten birisi parçalanıyor ve kurulan yeni devletin başına geçen adam tüm kaynakları parsel parsel satıp özelleştirip, genç ve kim olduğu bilinmeyen birçok iş adamlarına yok pahasına vererek ortaya yeni zenginler çıkarması ve bu zenginlerin ruya'nın güdümü dışında faaliyet gösterdikleri de aşikardır. bütün bu sömürü hareketi vladamir putin'in başa geçene kadar sürmesi rusya adına bir şanstır ki çok kısa bir süre olmuştu. ülkeyi felaketten kurtaran putin ilk iş bu iş adamlarını tutuklamak ve kurdukları şirketleri inceleme altına almak olmuştur. boris yeltsinin beceriksizliğinin hemen ardından yeni parti kuran bu zengin iş adamları aynı zamanda george soros ve henry kissinger gibi isimlerinde desteğini almış hatta çok yakın ilişkileri de mevcuttu. ama putin başa geçmeye başrdı özelleştimeleri durdurdu, yukos adlı şirketi devletleştirdi başında ki hodorkovski tutuklandı ve abramoviç başta olmak üzere birçok iş adamı yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. amerika yeniden rusya'yı şeytanın ülkesi olarak görmeye başladı. bütün bu yaşananlardan bizimde ders çıkartmamız gerekiyor. bu topraklarda da aynı oyun oynanıyor, aynı oyun çok değil 20 yıl kadar önce komşumuz rusya'da oynandı.

boris yeltsin'in amerika ziyareti ve süpermarket hikayesi:
sovyetlerin dağılmasının ardından rusya'nın başına geçecek olan yeltsin 1989 yılında amerika'ya bir ziyaret gerçekleştirir. asıl amacı nasa'yı görmek olan yeltsin, nasa ziyaretinin ardından amerika'da insanların nasıl yaşadığını görmek ister ve ardından kendisini teksas eyaletinin houston şehrinin dışında yer alan clear lake adlı bir kasabaya götürürler. yeltsin önce civarda ki araçların sayısını, evlerin sayısını(çeşitliliğin) görür ve büyük bir şaşkınlık yaşar. daha sonra buranın zengin bir semt olduğunu düşünür ama bu kasaba sıradan insanların yaşadığı sıradan bir mahalledir.daha sonra yeltsin'i bir markete götürürler. ürünlerin fazlalığını ve çeşitliliğini gören yeltsin yanındakilere "bizde zenginler bile bu kadar ürün çeşitliliğe sahip değil" der. yanındakiler de belki burası bizi etkilemek için kurulmuş bir kasaba derler. haritadan rastgele bir kasaba seçilir ve oraya gidilir. manzara aynıdır. yeltsin yanındakilere "bunlara ben bile sahip değilim, rusya halkı bunları görse devrim olur" der.bazı müşterilerin yanına gidip ne satın aldıklarını, aldıklarının ne kadar tuttuğunu, aldıkları maaşının ne kadarının mutfağa harcandığını soran yeltsin aldığı cevaplar karşısında hayrete düşer. daha sonra marketin kasiyerleri ile de konuşan yeltsin, kasiyere de aynı soruları sorar ve aldıkları maaşı duyunca ve burada çalışmak için nasıl bir eğitim alınması gerektğini sorar. kasiyerlerin bir çoğunun liseyi bile bitiremediğini görünce çıldırma noktasına gelen yeltsin yıllar sonra kaleme aldığı otobiyografisinde bu yaşamış olduğu deneyimden çok ayrıntılı bir biçimde bahseder ve memleketine dönerken yol boyunca "bunları insanlarımıza nasıl açıklarız" diye düşündüğünü de ekler.

süpermarket gezisi fotoğrafları herşeyi özetliyor;
http://all-that-is-interesting.com/wordpress/wp-content/uploads/2015/06/boris-yeltsin-shops-at-an-american-supermarket.jpg
http://www.waypoint2space.com/sites/waypoint2space.com/files/styles/blog-670-500/public/field/image/yeltsin-19890916_hc-04-02a.jpg?itok=sJxf5mAo

dante alighieri

durante alighieri.

1265 senesinde italya' da dünyaya gelmiştir. yüksek sınıftan bir aileye mensuptur. edebiyat ve politika dallarında çalışmalar yapmıştır. latince ve yunanca eserlere ilgi duymuştur.

eserlerinde ortaçağ' dan rönesans' a geçişin izlerini bulmak oldukça kolaydır. en ünlü eseri ilahi komedya olmakla birlikte latince ve italyanca dillerinde toplam 9 eser vermiştir. edebi çevrelerde modern italyanca' nın kurucusu olarak sıfatlandırılmaktadır.

1321 senesinde hayatını kaybetmiştir.

yazarın en meşhur eseri hristiyan öğretilerine göre kurgulanmış bir öte alemde yaptığı yolculuğu anlatan ilahi komedya - la divina commedia' dır. döneminde komedya kelimesi güldürü manasında değil sonu iyi biten hikaye olarak kullanılmış, esasen komedya olan eser adı giovanni boccaccio tarafından ilahi sıfatına layık görülmüş ve sonrasında bu betimlemeyle anılmıştır.

birinci kitap olan cehennem' in 28. ezgisinde islam peygamberi muhammet' ten bahsedip onu cehennemde tasvir etmesi eserin islam dini mensuplarınca lanetlenmesine sebep olmuştur. bu tasvir nedeniyle türkiye' de eserin ilk kitabı, yani cehennem bir süre baskılara alınmamış; arayanlara genellikle basımda olduğu söylenmiştir.

floransa' da guelfolar partisine mensup bir babanın soylu oğlu olarak dünyaya gelmiş olan yazar, soyunun romalı olmasından övünç duymuştur. annesini çok erken yaşta, pek sevmediği babasını ise 18 yaşlarında kaybetmiş; üvey annesi ve kardeşleri ile yaşamaya devam etmiştir.

gücünü, varsıllığını ve zümresel konumunu kaybetmiş bir ailenin mensubu olarak durante' nin aldığı eğitimden ziyade kendini geliştirmekte gösterdiği kabiliyet üzerinde durulmaktadır. bir papaz okulunda öğrenim gördükten sonra sürekli kendini geliştirme gayreti göstermiş; bilim, felsefe, resim, latince ve yunanca konularına ilgi göstermiştir.

ilahi komedya eserinde önemli bir rol verdiği beatrice, 9 yaşındayken tanışıp aşık olduğu, bir başkasıyla evlenip 24 yaşında ölen kadındır ve bu ölümün, durante' nin motivasyonlarından biri olduğu kabul edilir. durante ebedi aşkının ölümünden 5 sene sonra ailesinin tayin ettiği kişiyle, gemma di manetto donati ile evlenmiş; bu evlilikten 3 erkek ve 2 kız çocuğu sahibi olmuştur. kızlarından birinin ismi ise yine beatrice' dir. evliliği hakkında mutsuzluk izlenimi kuvvetlidir ve sürgüne gönderilmesinin ardından eşini bir daha hiç görmemiştir.

sürgünü ise esasen imparatorluk ve papalık arasında yaşanan bir hakimiyet savaşının uzantısı olan floransa ailelerinin savaşı neticesinde gerçekleşmiştir. eşinin " siyahlarla " akrabalık ilişkilerine rağmen papalık tarafından desteklenen guelfo grubunun " beyazlar " kısmında yer almıştır. papalık tarafından desteklenmekle birlikte reformist ve temkinli olan beyazlar ile dogmatik ve tam papacı olan siyahların savaşı papa vııı. bonifatius döneminde bir nihayete ulaşmış; bir kandırmaca ile floransa' nın hakimiyeti siyahlara verilmiş, durante' nin de dahil olduğu beyazların önemli bir kısmı sürgüne gönderilmiştir.

floransa' ya dönüş çabalarının uzun süre boyunca başarısız olması, avrupa' nın çeşitli yerlerinde ikamet eden durante' de bir umutsuzluk yaratmış ve italya' ya savaş açan lüksemburg kralı vıı. henry' ye yazdığı mektuplarla onu floransa' yı işgale teşvik etmiştir. işgal karşısında iç sorunları bir kenara koyan floransalılar beyazların ciddi bir kısmının şehre geri döndüğüne şahit olsa da, kuvvetle muhtemel mektupları yüzünden, durante bu grubun arasında yer almamıştır.

kesin ölüm sebebi hala bilinmeyen yazarın mezarı san pier maggiore / san francesco kilisesi' nde bulunmaktadır.

Toplam entry sayısı: 85

amerikalı john vs türkiyeli can

amerikalı john ve türkiyeli can bir ayda 1603 taş maaş alıyor.
john, 1 lt benzine 0,5 taş,
can, 5,6 taş veriyor.

john, 1 kg kırmızı ete 6 taş,
can, 45 taş veriyor.

john, calvin klein marka pantolona 35 taş,
can, 400 taş veriyor.

john, metroya 2,3 taş verip biniyor,
can, metrobüse 3,85 taş veriyor.

john, 1. sınıf peyniri 20 taşa alıyor,
can, aynı peyniri 40 taşa alıyor.

john, 1lt süte 0,90 taş veriyor,
can, aynı şekilde süte 3 taş veriyor.

john, bütün paketli piliç'i 0,99 taşa alırken,
can, aynı tavuğu 12 ila 14 taşa almaktadır.

john, ülkesinin yerel birasına 1,96 taş, ithal biraya 2,66 taş verirken,
can, ülkesindeki yerel biraya 7 taş, ithal biraya 9 taş vermektedir.

john, kaliteli bir sigaraya 6,50 taş verirken,
can, 14 taş vermektedir.

john, mcdonalds'ta bir etli standart menüyü 7 taşa yerken,
can, aynı menüyü 20 taş karşılığında yemektedir.

john, 0 kilometre bir toyata corolla'ya 20.000 taş veriken
can, aynı araca 100.000 ila 140.000 taş vermektedir.

bütün bu olanlar karşısında amerikalı john, türkiyeli can'ı kıskanmaktadır. çünkü can'ın ödediği rakamlar daha yüksek, tabi yüksek olması demek iyi bir şey değil mi? hani en yüksek puanı alanın şampiyon olması gibi. bu durumda can şampiyondur, john bu sebepten ötürü kıskanıyor olmalı herhalde. neyse kafam karıştı....
gerisini siz düşünün değerli türkiye cumhuriyeti vatandaşları.

okunması gereken yazarlar

voltaire
lev tolstoy
william shakespeare
fyodor mihayloviç dostoyevski
jules verne
carl sagan
richard dawkins
friedrich nietzsche
ımmanuel kant
jean-jacques rousseau
benim okuduğum ve okumakta olduğum, kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim şahane yazarlar. iyi ki yaşamışlar, iyi ki yazmışlar dedirten cinsten.

cumhuriyet halk partisi

7 eylül 1919'da musatafa kemal atatürk tarafından kurulan, atatürkçülük ve sosyal demokrasi ilkelerini benimsemiş türk sol partisidir.

unutulmaz filmler

oxford cinayetleri
yaşam ve ölüm arasında
yıldızlararası
marslı
hobbit ve yüzüklerin efendisi

makarna

öğrencinin veli nimeti denilen en ucuz ve yapımı kolay gıda çeşididir .

amerikalı john vs türkiyeli can

amerikalı john ve türkiyeli can bir ayda 1603 taş maaş alıyor.
john, 1 lt benzine 0,5 taş,
can, 5,6 taş veriyor.

john, 1 kg kırmızı ete 6 taş,
can, 45 taş veriyor.

john, calvin klein marka pantolona 35 taş,
can, 400 taş veriyor.

john, metroya 2,3 taş verip biniyor,
can, metrobüse 3,85 taş veriyor.

john, 1. sınıf peyniri 20 taşa alıyor,
can, aynı peyniri 40 taşa alıyor.

john, 1lt süte 0,90 taş veriyor,
can, aynı şekilde süte 3 taş veriyor.

john, bütün paketli piliç'i 0,99 taşa alırken,
can, aynı tavuğu 12 ila 14 taşa almaktadır.

john, ülkesinin yerel birasına 1,96 taş, ithal biraya 2,66 taş verirken,
can, ülkesindeki yerel biraya 7 taş, ithal biraya 9 taş vermektedir.

john, kaliteli bir sigaraya 6,50 taş verirken,
can, 14 taş vermektedir.

john, mcdonalds'ta bir etli standart menüyü 7 taşa yerken,
can, aynı menüyü 20 taş karşılığında yemektedir.

john, 0 kilometre bir toyata corolla'ya 20.000 taş veriken
can, aynı araca 100.000 ila 140.000 taş vermektedir.

bütün bu olanlar karşısında amerikalı john, türkiyeli can'ı kıskanmaktadır. çünkü can'ın ödediği rakamlar daha yüksek, tabi yüksek olması demek iyi bir şey değil mi? hani en yüksek puanı alanın şampiyon olması gibi. bu durumda can şampiyondur, john bu sebepten ötürü kıskanıyor olmalı herhalde. neyse kafam karıştı....
gerisini siz düşünün değerli türkiye cumhuriyeti vatandaşları.

galatasaray

türkiye'nin en başarılı spor kulübü.

adolf hitler

20 nisan 1889 yılında avusturya'da doğmuş, faşizmin tanrısı olarak bilinen diktatör.

memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen hitler, bir ressam olmak istiyordu. başarısız geçen eğitim hayatı sonrası viyana güzel sanatlar okuluna defalarca başvurdu ancak kazanamadı. aradan biraz zaman geçtikten sonra 1. dünya savaşı patladı ve adolf bu savaşta almanya adına gönüllü olarak askere katıldı. zayıf bedeni pek elvermese de girmeyi başara adolf burada on başı rütbesine kadar yükseldi. savaş esnasında hardal gazından etkilendiği ve geçici körlük yaşadığı dönemde savaş bitti ve almanlar yenildi. ağır bir antlaşma olan versay antlaşmasını imzalandığını duyan adolf, her ortamda bunun ihanet olduğunu, alman ırkına bu ihaneti yapanların bedelini ödemesi gerektiğini, halkın bu şartlarda değil özgür olması gerektiğini çünkü, almanların üstün olduğu gibi fikirlerini insanlar ile paylaştıkça ünlenen ve hatiplik becerisini ölesiye kullanan adolf, arkadaşları ile alman işçi partisini kurdu. ilerleyen zamanlarda birahane darbesi ile yönetimi ele geçirmeyi başaramayan adolf tutuklandı ve mahkeme karşısına çıkarıldı. bu yargılamada tarihi bir olay gerçekleşti. idamı beklenirken, o, yaptığı efsane konuşma ile hakimi bile etkiledi ve küçük bir göstermelik bir ceza aldı. bu cezasını çektiği sırada kavgam adlı kitabı yazdırdı. hapisten çıkmasıyla bir kahraman gibi karşılanan adolf'un ünü giderek artmış oldu. 1930 da seçimleri kazandı 1932 de alman şansölyesi oldu. ohal ilan ederk tüm yetkileri kendi topladı. orduya, teknolojiye ve birçok alana yatırımlar yaparak ülkenin gücünü gizli gizli katladı. bunları yapması versaya göre yasaktı. ancak büyük bir kriz geçiren avrupa devletleri bu duruma ses çıkarma gücü ve cesaretine sahip değillerdi.en sonunda beklenen oldu ve hitler büyük savaşı başlattı. büyük bir üstünlükle götürdüğü savaşta kibri yüzünden attığı yanlış adımlar kendisini sona götürdü ve 30 nisan 1945 de berlin'in işgal edildiği sırada intihar etti.

vladimir putin

sovyetler dağıldıktan sonra devletin yetiştirmiş olduğu en iyi kgb ajanlarından bir tanesi olan putin, yeltsin istifa ettikten hemen sonra seçimlere girdi ve kazandı. başa geçer geçmez tüm özelleştirme faaliyetlerine son vererek amerikan sermayesinin ülkeyi ele geçirmesini engellemek için ilk somut adımı attı. hemen ardından yukos şirketi başta olmak üzeri birçok şirketi devletleştirdi. tüm orduyu yeniden dizayn eden putin devleti bir sömürge haline gelmesine engel olmuştur. amerikan sermayesi ile zenginleşerek ülkenin tüm ekonomik gücünü eline alan iş adamlarının birer birer hakkından gelen putin rusya'nın amerika nezdinde yeniden düşman konumuna gelmsini sağlayarak tüm ülkeyi bir felaketten kurtarmıştır.

fransa'da yaşamak

bildiğimiz üzere ülkemizde popülaritesi giderek artan bir yurt dışında yaşama hayali var. özellikle de genç nüfus içerisinde azıcık kafası çalışanın ülke dışında eğitim ve yaşam konusunda hayallere kapıldığını görmekteyiz. bu başlık altında fransa'da yaşam ile ilgili küçük bilgileri sizler ile paylaşacağım.
fransa'da bir asgari ücret alan kimse tek başına yaşıyor ise gayet rahat bir yaşam sürebilmektedir. asgari ücretin yaklaşık olarak 1400-1500 euro olması ve ayda yalnıca 22 gün çalışılması sizin para harcayabilmek içinde bir vakte sahip olduğunuz anlamına gelmekte. peki 1500 euro ile neler yapabilirsiniz.
2004-2005 model ford fiesta, peugeot ve renault vb bir çok aracı tek seferde alabilirsiniz.
süt 1lt– 1.10 €
beyaz ekmek– 1.50 €
beyaz pirinç, 1 kg)– 1.75 €
yumurta – 3,25€
yerel peynir 1 kg – 14.00 €
tavuk göğsü 12.00 €
biftek – 19.00 €
elma – 2.50 €
muz – 1.90 €
portakal – 2.40 €
domates – 2.70 €
patates – 1.70 €
soğan – 2.05 €
marul – 1.35 €
su – 0.80 €
1 şişe şarap – 6.00 €
yerli bira – 1.75 €
bira– 1.90 €
1 paket sigara – 7.00 €
benzin – 1.25 €
ortalama 12.000-20.000 € bir 0 km araç
ev kiraları evin konumu ve m2'sine göre farklılık göstermektedir.
ayrıca yasaların boşlanmadığı ve her an uyulduğu, denetlendiği ve de yaptırımların yapıldığı bir sistemi mevcuttur. kısaca söyleyecek olursak 2 kişinin maaş aldığı bir evde hiçbir şeyin eksik olmadan refah bir yaşantı sürebileceğin bir ülke.

türkiye'nin en iyi üniversitesi

efendim, türkiye'de üniversite mi var? bir tane bile üniversite yoktur bu ülkede. ancak üniversite denilen yerde çalışan çok kıymetli profesörler, doçentler vs. akademisyenler vardır. onlara sahip çıkılması ve desteklenmesi gerekmektedir.

teke tek

özellikle celal şengörün konuk olduğu haftalarda bira ve fıstık ile harika giden program.

igor tudor

tecrübesiz bir antrenör, ancak çok hırslı. şimdi belli bir başarı sağlayamazsa da ilerleyen yıllarda iyi yerlere gelebilecek potansiyeli vaat eden antrenör.

unutulmaz filmler

oxford cinayetleri
yaşam ve ölüm arasında
yıldızlararası
marslı
hobbit ve yüzüklerin efendisi

galatasaray

türkiye'nin en başarılı spor kulübü.
Güven Sözlük