türkiye'deki eleştiricilik

içi dolu, mantıklı ve anlamlı olsa bile, eleştirenlerin dahi hiçbir şey yapmadığı gerçeklik.
evet eleştiri, eleştiren bir popülasyon toplumu ileriye taşır, hatalarını gün yüzüne çıkarır, dahası öz eleştiricilik ile kişisel gelişime destek olur konusunda hem fikirsiz ancak gerçekten türkiye'de durum böyle midir? hemen hemen her konu hakkında birşeyler biliyormuşçasına ileri sürülen argümanların sadece "laf" olsun diye söylendiğini düşünüyorum artık. örneğin bir üniversite ortamında yenilenebilir enerji kaynaklarının şiddetli savunucuları bunun gerekliliklerini, doğaya pozitif, en azından negatif olmayan etkilerini, gelecek 100 yılda kaynaklar tükendiğinde bir ülkeyi nasıl öne atabileceğini ballandıra ballandıra anlatıyorlar güzel. ancak kendileri bir enerji şirketi kuracak olsalar ve "yenilenemeyen" enerji kaynaklarının bin kat daha çok kazandıracağı halde yine de solar system ile uğraşır mısınız sorusunu sorduğumda; ben kârıma bakarım, herkes kârına bakar, bunun için kâr amaçlı gütmeyen devletin çalışması gerekiyor gibi saçma sapan cevaplar alıyorsunuz. yani bizler sadece eleştirmeyi seviyoruz ancak eleştirebilmek için belli bir donanım ve etik bilgisine de sahip olmamız gerektiğinin farkında değiliz.

not: bu entry, herşeyi eleştiren insanları eleştirmek için yazılmıştır ve paradoks içerir.