mehmet pişkin

bazı insanların bir bakış ve konuşmada ne kadar iyi insanlar olduğunu anlamak için insan sarrafı olmaya falan gerek yoktur. kanaatimce sevgili mehmet de bu güzel insanlardan biriydi.

çocukcağız kötü bir şey yapmadı. videosundan anladığım kadarıyla dolup taşmış. onu o kadar iyi anlayabiliyorum ki. gitmeden dostlarıyla dertleşmek istemiş. hiç de zavallı bir insan değil kendisi. dimdik ve gülerek gitmiş hepimizin gideceği sona. gitmese iyi olurdu tabii ki. ama yıllardır yediği linci anlamakta zorlanmaktayım.
2014 yılında kendisini videoya çekerek intihar etmiş mühendis kişisi. hayatta her zaman işlerin yolunda gitmediğini kendisi de söylemektedir. kariyer, para, kültürlü olmak, yakışıklı olmakta yetmemektedir.
bu kadar zamanın geçmiş olması tuhaf hissettiriyor bana. mehmet pişkin'in videosunu gördüğümde dersteydim. doğru düzgün dinleyemem diye ders arasında arkadaşla kulaklığı paylaştık, sesi sona aldık. tüylerimin ürperişini, o donakalışımı çok iyi hatırlıyorum. sanırım ilk defa anlaşıldığımı hissettim. birinin yüksek sesle söylemesini çok istediğim cümleleri ve beklediğimi ama bunu yapamamayı ve mehmet pişkin'in cesaretini, o rahatlığını görünce telefonu olduğu yere bırakıp alkışlamak istemiştim. içim hüzün dağı olmuştu. dersler bitti, arkadaşlarla gidip bir cafeye oturduk. herkes birbirinin suratına, etrafa boş gözlerler bakıyordu. hepimizi silkelemişti, içimizdeki boşluğu doldurmuş ve genişletmişti. eve gittim. tekrar tekrar izledim. o sigara yakınca ben de yaktım. hatta izlemeyi bırakıp arka planda da açtığım çok oldu. odamdan mutfağa geçiyorum örneğin. ayaktayım, bacaklarımı hissediyorum yürürken ama bir hafiflik var. hafiflik ve ağırlığı milan kundera açıklamıştı varolmanın dayanılmaz hafifliğinde. işte öyle bir hafiflik ve ağırlık arasındaydım. hepimizi şaşkına çeviren kibarlığın, o "ben artık gidiyorum" çocuklar duruşun, "çok sevin, çok sevilin, güzel yaşayın bu hayatı" cümlelerin her şeyinle bizi darmaduman etmiştin sen mehmet. ama mehmet ne var biliyor musun? her sonbaharda biz birkaç 100 kişi seni anıyoruz. insanın kendi hayatını sonlandırma özgürlüğüne erişemediğimiz için de kıskanıyoruz seni. bazen ara sıra "kendimi öldürsem de kurtulsam" diyişlerimiz palavra mehmet. biz gitmeyi değil kalmamızı isteyecek biri çıkar mı acaba diye düşünüp hesaplar yaparız. öyle de hesapçı kitapçı insanlarız biz mehmet. ama şunu bil, bir gün yanına gelirsek everytime we say goodbye şarkısını tezahürat olarak söyleyelim olur mu?
Güven Sözlük