istanbul

dunyanin en guzel sehri

tanim ; tophane ' nin karanlik sokaklarinda , koyun koyuna yatan cocuklarin oldugu yer
her gittiğimde kalabalık, düzensizlik, tuhaf- güvenilmez insanlar, trafik gibi unsurlardan dolayı ' yeminle burada yaşanmaz' dedirten ve ülke nüfusunun çeyreğine yakınını içinde barındıran bir büyük şehir.
bu şehri en güzel anlatan şarkı bence birsen tezer istanbul'udur.

"beş dakikada bir vapurunun acelesine inat"
yasamalik degil, gezmelik sehirdir.
bir ankaralı için istanbul başkasının çocuğu gibidir. gülünce seversin, ağlayınca bırakıp kaçmak istersin. *

ankara'da doğdum, büyüdüm, okudum. yine de istanbul'a ait hissediyorum kendimi.
sen metrobüs nedir bilir misin? bir insanın tamamen dolu olan metrobüsün kapısı açılınca kendini bir kurşun misali kapıya nişanlaması ne demektir? 34as dört sembollü ifadesini görünce mide bulantısı hissetmek nasıl bir duygudur (iş çıkışı insanlar balık istifi şekilde seyahat edince kötü bir koku olacak ortamda) bilir mısın? istanbul, metrobüstür!
çok zor orada yaşamak. inanın insanî koşullarda yaşamak için aylık en az 10-15bin tl kazanç lazım. yoksa fare deliği gibi evde yaşar, masraftan kısmak için hiçbir sosyal aktivitede bulunmasınız :(
zaten istanbul'da gezecek yer istanbul'un kendisinin %4 u kadardır. özetle; anlatılmaz yaşanır, yaşanılmaz da ...
her an dolandırılma tehlikesiyle yaşanan, kimsenin kimseyi güvenmediği bir kaos ortamından başka bir şey değil.
her gidişimde manevi duygularımın üst düzeye çıktığı şehir