boris yeltsin

sovyetler birliğinin dağılmasının ardından kurulan devletin ilk başkanıdır, rusya'nın özelleştirilmesi için birçok faaliyetlerde bulunmuştur. amerikan sermayesinin kıskacında tüm faaliyetlerini özelleştirme üzerine kuran yeltsin kendisi üzerinden rusya'nın tüm kaynaklarının sömürüleceğinin farkında mıydı yoksa değilmiydi bilinmez. ancak amerika'nın büyük bir rakibi olan sovyetlerin parçalanmasından sonra kurulan devletin başına geçen yeltsin tamamen bir amerikan projesi olarak faaliyetlerde bulunduğunu farketmemek akıl yoksunluğudur. yıllarca mücadele eden iki süper güçten birisi parçalanıyor ve kurulan yeni devletin başına geçen adam tüm kaynakları parsel parsel satıp özelleştirip, genç ve kim olduğu bilinmeyen birçok iş adamlarına yok pahasına vererek ortaya yeni zenginler çıkarması ve bu zenginlerin ruya'nın güdümü dışında faaliyet gösterdikleri de aşikardır. bütün bu sömürü hareketi vladamir putin'in başa geçene kadar sürmesi rusya adına bir şanstır ki çok kısa bir süre olmuştu. ülkeyi felaketten kurtaran putin ilk iş bu iş adamlarını tutuklamak ve kurdukları şirketleri inceleme altına almak olmuştur. boris yeltsinin beceriksizliğinin hemen ardından yeni parti kuran bu zengin iş adamları aynı zamanda george soros ve henry kissinger gibi isimlerinde desteğini almış hatta çok yakın ilişkileri de mevcuttu. ama putin başa geçmeye başrdı özelleştimeleri durdurdu, yukos adlı şirketi devletleştirdi başında ki hodorkovski tutuklandı ve abramoviç başta olmak üzere birçok iş adamı yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. amerika yeniden rusya'yı şeytanın ülkesi olarak görmeye başladı. bütün bu yaşananlardan bizimde ders çıkartmamız gerekiyor. bu topraklarda da aynı oyun oynanıyor, aynı oyun çok değil 20 yıl kadar önce komşumuz rusya'da oynandı.

boris yeltsin'in amerika ziyareti ve süpermarket hikayesi:
sovyetlerin dağılmasının ardından rusya'nın başına geçecek olan yeltsin 1989 yılında amerika'ya bir ziyaret gerçekleştirir. asıl amacı nasa'yı görmek olan yeltsin, nasa ziyaretinin ardından amerika'da insanların nasıl yaşadığını görmek ister ve ardından kendisini teksas eyaletinin houston şehrinin dışında yer alan clear lake adlı bir kasabaya götürürler. yeltsin önce civarda ki araçların sayısını, evlerin sayısını(çeşitliliğin) görür ve büyük bir şaşkınlık yaşar. daha sonra buranın zengin bir semt olduğunu düşünür ama bu kasaba sıradan insanların yaşadığı sıradan bir mahalledir.daha sonra yeltsin'i bir markete götürürler. ürünlerin fazlalığını ve çeşitliliğini gören yeltsin yanındakilere "bizde zenginler bile bu kadar ürün çeşitliliğe sahip değil" der. yanındakiler de belki burası bizi etkilemek için kurulmuş bir kasaba derler. haritadan rastgele bir kasaba seçilir ve oraya gidilir. manzara aynıdır. yeltsin yanındakilere "bunlara ben bile sahip değilim, rusya halkı bunları görse devrim olur" der.bazı müşterilerin yanına gidip ne satın aldıklarını, aldıklarının ne kadar tuttuğunu, aldıkları maaşının ne kadarının mutfağa harcandığını soran yeltsin aldığı cevaplar karşısında hayrete düşer. daha sonra marketin kasiyerleri ile de konuşan yeltsin, kasiyere de aynı soruları sorar ve aldıkları maaşı duyunca ve burada çalışmak için nasıl bir eğitim alınması gerektğini sorar. kasiyerlerin bir çoğunun liseyi bile bitiremediğini görünce çıldırma noktasına gelen yeltsin yıllar sonra kaleme aldığı otobiyografisinde bu yaşamış olduğu deneyimden çok ayrıntılı bir biçimde bahseder ve memleketine dönerken yol boyunca "bunları insanlarımıza nasıl açıklarız" diye düşündüğünü de ekler.

süpermarket gezisi fotoğrafları herşeyi özetliyor;
http://all-that-is-interesting.com/wordpress/wp-content/uploads/2015/06/boris-yeltsin-shops-at-an-american-supermarket.jpg
http://www.waypoint2space.com/sites/waypoint2space.com/files/styles/blog-670-500/public/field/image/yeltsin-19890916_hc-04-02a.jpg?itok=sJxf5mAo
net alkolikti baba , kahvaltida litrelik votka gotururdu diye anlatir buyukler.
Güven Sözlük