astroloji

bir diğer sözde(sahte) bilimdir. gökyüzündeki yıldızlara ve belli fenomenlere bakarak insan karakteri ve geleceği üzerindeki etkilerinden bahseden bir zırvalıktır.
en çok takipçiye sahip sahte bilimdir.
öyle ki her gün gazetelerde yeri vardır, bazı televizyon kanallarında programları yapılır, dergiler çıkartılır vs. ve gündemden hiç düşmez.
insanların geleceğe olan merakından ötürü belki de bu kadar ilgi çekiyor ya da pazarlaması çok kuvvetli, bilemiyorum altan bilemiyorum.
bilim mi değil mi? tartışmasına girmeden kısaca ifade edeyim. maddenin parça haline inandığımız gibi dalga haline de inanıyoruz. bununla birlikte itilim ve çekilim yasalarına da inanıyoruz. aksi ya a değişik bir bilimsel önerme biçimi çıkana kadar da genel geçer olana inanmayı seçenlerdenim. size de aynı yöntemi benimsemeyi öneririm. bu şekilde kedinizi daha mutlu hissedersiniz.

neyse gelelim astroloji yalan mı doğru mu meselesine, dediğimiz gibi maddenin dalga hali de kanıtlanmış bir teoridir. maddenin dalga hali tanımı içerisinde yeralabilecek itilim ve çekilimin gezegenlerin hareketi, konumu, devinimi, etkileşimi de yok sayılamaz. bunu yok sayarsanız antalya'daki portakalın bir vitamin olarak sizi varetme süreci başta olmak üzere, o portakalın varolma sürecini de kavrayamaz, anlayamaz ve açıklayamazsınız. bu hareket ve beslenme zincirini baştan sona, sondan başa doğru diyalektik bir şekilde incelerseniz önermemdeki geeçeklik payını da kavramış olursunuz.

meseleyi toparlayacak olursak:
kısaca şunu söyleyebilirim, astroloji işlerini sadece para pul derdi ile kendine iş edinenleri bir kenara koyarak ifade edelim ki, gerçek bilgi yoluyla bu işin içinde olanları yabana atmamak gerekir. yoksa elimiz de ne teleskop e usturlap ne gözlemevi kalır.
son bir kuple daha ifade edeyim, bilim bilmektir efendim. bununla birlikte bilmek için düş gücü gerekir. yoksa sadece somutun somutlanması bilimin gelişimine yetez. ne mutlu düş gören insana.
astronomi ve uzay bilimi profu ethem derman'ın yaptigi aciklamaya gore uzerinizde dogumunuzda gorevli ebenin etkisi saturn'un etkisinden daha fazlaymis yine de siz bilirsiniz.
insanoğlunun kibre kapıldığı zaman, kendini evrenin en üstün canlısı olarak görmeye başladığı zaman incelemesi gereken bilim dalıdır. (aslında bilim dalı olan astronomidir - astroloji sadece bi yorumlama sanatı olarak kabul edilebilir)
130 milyon yıl önce yaşanmış bi yıldız çarpışmasını insanoğlu ancak milyonlarca yıl sonra öğrenebildi - evet insanoğlu milyonlarca yıl geriden gelen, geri bi canlıdır.
dünyamızı bir akvaryum olarak düşünelim, evreni de asıl dünyamız. işte biz o akvaryumun içinden bi türlü çıkamayan ve ancak o fanus içinden gözlem yapabilen, akvaryum dışındaki dünyayı keşfetmekten korkan, korkmasa bile keşfedicek gücü olmayan balıklar gibiyiz.
astronomi insana kendini bu kadar küçük ve zavallı hissettirebilen belki de tek bilim dalıdır.
hiç bir gezegene göre insan davranışı etkilenmez, etkilenemez. çok atomik düzeyde var olan değişimlerin insanlara ulaşabilmesi imkansızdır.
bir yanınızın gerçek olduğunu söylediği, bir yanınızın da "hadi canım sen de" dedirttiği tartışmalı bilim alanı. yine de fantastik de olsa yaşama eğlenceli bir boyut kattığı gerçektir.
bizi etkileyen samanyolu galaksisindeki yıldız ve gök cisimlerinin etkisini insanlar üzerinde inceleyen uğraşıdır.