ahmed arif

bir akşam üstüdür şarabî
bahçeler ve dağlar üzre hükümran
tam dünyayı dolaşmak saatindesin
ay ışığı su içer birazdan.

kızarmış kalçalarını çanlar
alabildiğine vurur
manşetlerde kilometre kilometre yalan
sallanır durur.

sen çocuk tulumunda
matbaa mürekkebi
rüsva olmuş ellerin emeği
alıp götürmüşler dost dediğini
almış rüzgârlar içini.

ümide benzer
sevdaya
soğuk bir namludur
kör ve pusuda
ense kökünde zulüm
ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur
burnun dibine
hürriyet.

seviyorsun mümkün
aranızda kurşun
yasak bölge var
sen genç
sevdan ölünecek kadar güzel
kanunu yapanlar ihtiyar.

ahmed arif

dizelerini bize hediye etmiş büyük şairimizdir.